Kişinin Huzur ve Sükununu Bozma

Kişinin Huzur ve Sükununu Bozma

Kişinin huzur ve sükununu bozma Türk ceza kanunun 123. maddesine göre doğrudan bir suç unsuruna dönüşür. Burada fail olan kişi kasıtlı ve bilinçli olacak şekilde mağduru rahatsız etmektedir. Yani yapılan şey kasıtlı ise doğrudan dava süreci başlar. Ancak bunun için mağdur olan kişinin dava açması gerekir. Huzur ve sükununu bozma sürecinde sadece kişinin değil toplumun huzurunu bozacak bir durumunda olması gerekir. Örneğin geceleri kasıtlı olarak yüksek sesle müzik dinlemek gibi. Tüm bunlar huzur bozan yaptırımlara girer. Bu gibi durumlarda mahkeme kararı ile kişiye ceza kesilir. Çünkü burada diğer kişilerin ve toplumun huzurunun korunması amaçlanır.

Kişinin Huzur ve Sükununu Bozma Davasında Zaman Aşımı

Kişinin huzur ve sükununu bozma davasında zaman aşımı da vardır. Zaman aşımı her dava için geçerlidir. Davada yeterli belge ya da delil olmazsa bu durumda dava süreci uzar. Sürecin uzaması demek zaman aşımı demektir. Zaman aşımı olursa dava dosyası otomatik olarak kapanır. Zaman aşımı sonrasında davanın yeniden devam etmesi istenirse eğer o zaman yeniden mahkemeye başvurmak gerekir. Böylece kapatılan dava dosyası tekrardan açılır. Burada yeterli kanıt, belge ve delil olması halinde zaman aşımı gibi bir durum da ortaya çıkmaz. Zaman aşımı bu tür davalarda 8 yıldır. 8 yıl dolduktan sonra zaman aşımı meydana gelir.

Kişinin Huzur ve Sükununu Bozmada Unsurlar

Kişinin huzur ve sükununu bozma demek toplumsal açıdan kişinin rahatsız olması demektir. Bu unsurlar ise şu şekilde sıralanır.

  • Israrla telefon edip rahatsız etmek
  • Bilinçli bir şekilde gürültü yapmak
  • Israrla hukuksal açıdan aykırı davranışları tekrarlamak

Tüm bunlar huzur ve sükununu bozma girişimidir. Huzur ve sükununu bozan unsurlar kişinin özel yaşamı içinde rahatsız edilmesi demektir. Burada ise kişi hukuksal yollara başvurup failden davalı olabilir. Böylece fail kişi bu tür davranışları tekrarlama girişiminde bulunmaz. Bu tür girişimler toplum içinde kişinin rahatsız edilmesi ve huzurunun kaçması anlamını taşır. Bu tür durumlardan kaçınmak için de doğrudan mahkemeye başvurulur.

Kişinin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Cezası

Kişinin huzur ve sükununu bozma suçunda ceza 3 aydan 1 yıla kadar çıkar. Suçun ağırlığına göre ceza süreci de artış gösterir. Burada hapis cezası uygulanır. Kişinin hapis cezasını para cezasına çevirme durumu da söz konusudur. Eğer istenirse adli para cezasına çevirebilir. Adli para cezası da belirlenen tarihler arasında ödenmelidir. Eğer adli para cezası ödenmezse bu durumda hapis cezası devreye girer. Üstelik hapis cezasına failin itiraz etme gibi bir durumu da söz konusu olmaz. Burada adli para cezasının yeniden uygulanabilmesi gibi bir durum da ortaya çıkmaz. Burada karara bağlanan ceza doğrudan uygulanır.

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Atarak Huzur ve Sükunu Bozma

Kişinin huzur ve sükununu bozma yönünde trafikte işlenen suçlar da vardır. Trafikte bir aracın önüne kırma yani ona bilerek yol vermeme durumu buna örnektir. Üstelik burada kasıtlı bir durum söz konusudur. Bu birkaç kez tekrarlanırsa kişinin güvenliği de tehlikeye girer. Trafikte huzur ve sükununu bozma durumunun yaşanması demek trafiğin de karışması ve kazaya neden olmak demektir. Burada bir can ve mal kaybı yaşamak da söz konusu olabilir. Bu tür durumlardan rahatsız olan mağdur kişiler hukuksa yollara başvurabilir. Hukuksal yollarla fail olan kişiye cezai yaptırım uygulanır. Buna ek olarak trafikten bir süre men edilmesi de söz konusu olur.

Huzur ve Sükunu Cinsel Taciz Yolu ile Bozma

Kişinin huzur ve sükununu bozma durumu bir kişiye karşı cinsel taciz yolu ile de yapılmaktadır. Burada bir kişiyi sık sık rahatsız etme durumu ortaya çıkar. Bu durum mağdur olan kişinin toplum içinde rahatça hareket etmesini de engeller. Bu tür durumlarda dava süreci ile fail olan kişinin yakalanması kararı ortaya çıkar. Cinsel taciz yolu ile huzur ve sükunu bozma durumunda kişiye ağır cezai yaptırım uygulanır. Burada fail olan kişinin cinsel tacize başvurduğu göz önünde tutulur. Bu da doğrudan ağır bir cezai yaptırımı ortaya koyar. Suçun kesinleşmesi halinde itiraz durumu da ortadan kalkar.

HUKUKİ YARDIM ALMAK VE AVUKAT İBRAHİM HALİL AYDIN İLE GÖRÜŞMEK İÇİN RANDEVU ALABİLİRSİNİZ.

İletişim: 0542 761 8406

E-mail: av.ibrahimhalilaydin@gmail.com

Atatürk Bulvarı Urfa İşhanı Kat:2 No: 217 Haliliye/ Şanlıurfa

Av. İbrahim Halil Aydın
Kişinin Huzur ve Sükununu Bozma

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön